Alternatif Forum - DÜNYA DA ÜSTÜN IRK VARMIDIR?



DÜNYA DA ÜSTÜN IRK VARMIDIR?

Array
yılmaz
Wed 20 June 2007, 01:53 am GMT +0300
Ankara Dil ve Tarih Coğrafya fakültesi psikoloji doçenti kıymetli talebem doktor Muzaffer Şerif 1936’da Amerikada İngilizce olarak neşrettiği “Sosyal normların psikolojisi” adlı eserinden sonra bu sene “Irk Psikolojisi” adile çok merakla okunacağını zannettiğim güzel bir inceleme neşretmiş bulunuyor. Eserin daha ilk hamlede alaka ve takdirle karşılanması mevzunun sadece aktüaliteye temas etmesinden ileri gelmiyor, ırk psikolojisi hakkında okuyucularımızı aydınlatacak ilk eser olmak ve bir ruhiyatçının kaleminden çıkmak itibarile ehemmiyet ve emniyetle karşılanacak bir mahiyet arzediyor.

Müellif, evvela ırk nazariyelerini gözden geçirdikten sonra muhtelif ırklar efradı arasında muhtelif ruhiyatçılar tarafından yapılmış olan basit psikolojik fonksiyonlarla zekâ ölçüleri ve diğer psikolojik hususların mukayeselerini, bunlardaki cürüm ve marazilik temayüllerini, iptidaî zihniyet meselesini ve nihayet biyoloji ve antropoloji bilginlerinin bu husustaki mütalealarını 125 sahife içinde zengin bir bibliyografya ile birlikte vermek suretile derli toplu bir deneme vücude getirmiş bulunuyor.

Eser muhtelif siyasî ve içtimaî temayüllerin şiddetle çarpıştığı bir zamanda yazılmış olduğu ve müellifin de ilmi ilim için değil de aksiyon ve hayat için telâkki ettiği kitabın altı sahifelik hararetli ve heyecanlı “giriş”inden başlıyarak az çok sonuna kadar devam etmesile anlaşılıyor. Irk psikolojisinin henüz gelişme devresinde bulunduğu bu girişte söylendiğine göre bu hususta verilebilecek hükümlerin ne müspet, ne de menfî olmaması beklenirken müellifin bunu tehlikeli görerek yalnız ırk üstünlüğünün değil, her türlü üstünlüğün, ideal bir ümid ve müsavatçı bir tasavvura dayanarak, mevhum bir şey olduğunu iddia ediyor ve bugün insanların henüz filen olmasa da kuvve halinde ayni seviyede bir medeniyet yaratmak imkânlarına sahib olduklarını müdafaa etmek ihtiyacını duyuyor. Genc bir âlimin bu idealist insanseverliği bugün için ham bir hayal olsa bile günün birinde güzel bir hakikat de olabileceği için ümid ve muhabbetle karşılanabilir.

Fakat yaşanan gerçekler âleminde madalyanın bir de tersine bakmak zarureti vardır. Burada henüz kuvvetli olsun, zayıf olsun insanların üstün olmağa, üstünlüğüne inanmağa ve üstünlüğünü tanıtmağa karşı mukavemet edilemez bir temayül olduğunu daha çocuklukta görüyoruz. Bu temayül nereden gelirse gelsin kendini adeta bir insiyak, bir yaşamak iradesi, bir hayat atılganlığı halinde gerek ferdlerde ve gerek bunların teşkil ettiği küçük ve büyük topluluklarda ötedenberi gösteriyor: Tevrat, hemen baştanbaşa İsrail çocuklarının üstünlüğü davalarile doludur. Eski Yunanlılar ve Romalılardaki üstünlük iddiaları da bütün edebiyatlarını doldurur. Ortazaman dahi boyluboyunca müslüman ve hıristiyan ümmetlerinin mutlak üstünlük inançları ve bu inançlardan doğan taassublarla çalkalanır. Rönesans uyanıklığını duyanlar çok geçmeden “dünyanın efendisi” olmak imkânlarının kendilerine açılmış olduğunu müjdelerler. Reform, katoliklik ve protestanlık üstünlüğü uğrunda senelerce kan dökmekten kendini alamaz bir halde devam eder. Yeni Avrupa milletlerinin teşekkül etmelerile birlikte ise bu dava yedi başlı bir ejder haline girmiş bulunur. Buna karşı istisna teşkil eden hiç bir devir ve medeniyet göstermek kabil değildir. Ancak tektük bazı mezhebler ve onların mahdud saliklerinde insaflı düşünceler bulunabilir. Fakat bunların tarihte bir rol oynadıkları henüz görülmemiştir. O halde esas mesele üstün ırk davası olmaktan ziyade ne namla olursa olsun insanların gerek ferden ve gerek toplum halinde ötedenberi devam ettiregeldikleri bir üstünlük davasıdır ki eğer bu hal insanlık namına bir yara ise asıl onun tedavisi çarelerine bakmak icab eder. İşte aziz meslektaşım doktor Muzaffer Şerif Başoğlu esas itibarile her türlü üstünlük davalarını bertaraf etmek gayesile bugünün siyaset ideolojilerinden birinde görülen “ırk üstünlüğü” davasına dahi her şeyden önce hakkını vermeği, daha doğrusu hakkından gelmeği bir vazife biliyor. Ayni zamanda bu vazifenin salâhiyetini, hayatını vakfedeceğini zannettiğim psikoloji ilminden alıyor ve bunun için de hayli emek sarfederek ayrıca dikkate lâyık oluyor. Ben de eseri bu dikkatle okudum. Kitabın metninde mevzuunu mümkün mertebe psikolojik bir tahlilden geçirmeğe dikkat eden müellif, baştaki altı sahifelik girişte bütün üstünlük davalarını münhasıran “emperyalizmin büyük gelişme devresinde müstevlilerin kendilerini fıtri olarak üstün görmeleri” iddiası üzerine temellendirmek istiyor. Filhakika müstevlilerin bu görüşü vakidir ve bundan böyle vaki olmıyacağına dair de katıî hiçbir delil yoktur. Çünkü üstünlük davası sadece müstevlilerin siyasî bir aleti olarak kalmıyor, müstevli olmıyan veya olamıyanlarda dahi üstünlük duyguları mevcud bulunuyor. O halde bunların da bir istilâ fırsatı bekledikleri iddia olunabilir ve buna göre üstünlük hırsının umumi olduğu neticesine varılır ki asıl psikolojik mesele de burada olsa gerektir. Fazla olarak bugünkü bütün terbiye ve tahsil müesseseleri bu üstünlük hırsını körükleyecek surette çalışmayı bir anane haline getirmişlerdir. Daha doğrusu küçük büyük her insan toplumu tanrıyı kendine maletmekle ve başka toplumlar, tanrının üveyi bir çocuğu gibi saymakta devam etmektedir. En çok kendini beğenmiş ve yalnız kendini düşünen kapalı benliklerimizi aşacak yeni bir ruh doğmadıkça üstünlük hırsını aşmak ümidi beyhude olacaktır.

Evet, insanlar ümidle yaşarlar, fakat yaşadıkları hali de görmek zaruretindedirler. Aksi takdirde muhit ve zamanlarının kurbanı olmak tehlikesine maruzdurlar.

Müsavat ideallerimizle yaşadığımız gerçeklikler arasında barıştırılamayacak kadar büyük bir tezadın asırlarca devam etmesi ve buna rağmen de müsavat idealinin yılmaması her ikisinde de birer hakikat hissesinin olduğunu gösteriyor. Zaman ve tecrübeler günün birinde her ikisindeki hakikat hisselerini ayırd ettirecektir. Bundan asla nevmid olmıyarak diyebiliriz ki bugünkü ideal ve gerçek telâkkilerimizde herhalde bir takım fazlalık ve eksiklikler olacaktır. Çünkü ideallerimize vahimeler karıştırmamız ne kadar varid ise gerçek zannettiğimiz bir çok şeylerin bizim vahimelerimizle yaşamış olmaları da o kadar muhtemeldir. Onun için bu hususta daima mütecessisi ve tenkidci bir şüphecilik takib etmek en hayırlı yol olsa gerektir.



Kaynak: Tunç, M. Ş. (25 Nisan 1943). Üstün Irk Var mıdır?, Cumhuriyet Gazetesi, S. 2.

Prof.M.Şekip TUNÇ

Tarkan Uzun
Thu 21 June 2007, 01:05 am GMT +0300
Yoktur...

Avantajlı toplumlar vardır.

Bu avantajlar ise tarihsel süreçler, yaşanılan coğrafyalar gibi faktörlere bağlıdır.

Böyle bir şeyin kabulü, insanlığın reddidir...

Nabuko
Thu 21 June 2007, 01:20 am GMT +0300

Yoktur...

Avantajlı toplumlar vardır.

Bu avantajlar ise tarihsel süreçler, yaşanılan coğrafyalar gibi faktörlere bağlıdır.

Böyle bir şeyin kabulü, insanlığın reddidir...


kanımca Tarkan yoldaş bu konuya noktayı hem de daha pek başlamadan koymuşlar

ne ilave edilebilir ki bu kısa ve özlü anlatımdan sonra

saygılarımla

erdoğan
Thu 21 June 2007, 12:24 pm GMT +0300
Vardır.!!!!

Her seçim öncesinde "tır" dolusu yalanları duyduğumuz halde,"Mazot 1 TL,Üniversite sınavları kalkacak,onlar ne veriyorsa beş fazlası benden vs." hala bizi inandırmaya devam eden POLİTİKACILAR dır.

Gerçi Antropolojik olarak böyle bır "ırk" (!) henüz keşfdilmemiş ise de kendileri yeni türemişlerdir.Özellikle "Demokrasi" diye yutturulup üçüncü dünya ülkelerine "münasip" görülen oligarşik/despotik rejimlerde "Arz-ı Endam" eylerler.

Rahmetli Mahzuni Şerif bu yeni "ırk"ı "Angara'da dayı" diye nitelemişse de maalesef bilimsel literatürde bu adlandırma pek yer bulamamış,"avam" arasında itibar görmüştür.

HanTürkmen
Thu 21 June 2007, 02:30 pm GMT +0300
Üstünlük iddiasının üzerine iki temelden gidilebilir;

İnsanın,biyolojik yapı itibariyle,hayvan özellikleri göstermesi ve ona ek olarak akli melekeleri haiz olması..

Öncelikle üstünlüğün adını koymak,tanımlamak gerekiyor..Örneğin Yahudiler'in ticaret üzerindeki tartışılmaz ehliyetlerinin yanında sportif alanda hiç bir başarı gösteremiyor olmaları ile,Afrikalı yahut Afromericanların spordaki mutlak başarılarına rağmen,bir bilim adamı çıkarmada yaşadığı zorluklar (ekonomik koşulları saymazsak) malumunuzdur..
Yahut tarihsel kontrast kurmak da meselede bize yardımcı olacaktır..İskandinav halklarının geçmişte savaşçılıktaki meziyetleri ile bugünü karşılaştırmak ve militer kültürden uzaklıklarını gözlemlemek de bir sonuçtur..Bunlar tamamen Tarkan Uzun'un da belirttiği üzere tarihsel süreçlerin sonucu olmakla beraber,ben buna evrimsel süreçleri de ekliyorum..Irk üstünlüğü hangi temelden ele alınırsa alınsın,bilimsel bir gerçekliği karşılaması imkansız olup,ırksal üstünlük iddiasının nasıl bir psikoloji ve motivasyon ürünü olduğunu merak etmekteyim..




yaman
Thu 21 June 2007, 04:46 pm GMT +0300
vardır.. türk ırkı bütün ırklardan üstündür ve dünyanın efendisi olacaktır.

TESTİS
Thu 21 June 2007, 04:59 pm GMT +0300
  Üstün ırk yoktur,üstün kültürler vardır.Japonların tarihinde bilime damga vurmuş pek kimseyi göremediğimiz halde,kültürel değişim sonrası 'acaba bu ırk üstün zekalı mı?'diye soranlar çıkıyor bu yüzden.

makrow
Thu 21 June 2007, 06:12 pm GMT +0300
Fılozofun tekıne sormuslar.."
"sansa ınanır mısınız " dıye.
fılozof hafıf bır gulumseyle;
.."elbette,baskalarının basarılarını baska nasıl acıklardım" demıs..

Bız onlara gore Sanslı bır ırkız.Cunku bızım Tum dunyada esıne rastlanılmayan ozellılere sahıp Bır ATATURK umuz var

onlarda bıze gore sanslılar..ama asla ustun degıller.onlarda bızı oyle goruyor.sanslı!

yaman
Thu 21 June 2007, 06:15 pm GMT +0300
sadece bir atatürkümüzmü var dünyada bunu çok umursuyor sanki

makrow
Thu 21 June 2007, 06:21 pm GMT +0300
sadece bir atatürkümüzmü var dünyada bunu çok umursuyor sanki

Anlayana sıvrı sınek saz;anlamaya degıl..anlamak ıstemeyene davul zurna az.

ısın vahım yanı anlamak ıcın bos tam tamdan daha tok ses cıkarmak gerek..


yaman
Thu 21 June 2007, 06:23 pm GMT +0300
şu türkiyeyi bir atatürkle özdeşleştirmeyin lütfen bakın daha ne kadar farklı üstünlüklerimiz var onlarıda yazın

Tarkan Uzun
Thu 21 June 2007, 09:02 pm GMT +0300
Biz üstün bir ırkız...

Alamanya'ya kaçak girip çöpçülük eder, iki seneye kalmaz Mercedesle köye dönüp havamızı basarız.

Evet çok üstünüz ama hala Avrupa'nın en fakir insanlarıyız...

yaman
Thu 21 June 2007, 11:06 pm GMT +0300
fakir olmamızın suçlusu yönetim ve yönetim şeklidir hitler 5 yılda almanyayı nasıl süper güç yaptıysa bizde türkiyeyi yapabiliriz.

one
Fri 22 June 2007, 01:10 am GMT +0300
fakir olmamızın suçlusu yönetim ve yönetim şeklidir hitler 5 yılda almanyayı nasıl süper güç yaptıysa bizde türkiyeyi yapabiliriz.


aferin , bu durumda napmamız gerekecek  ?  öncelikle  ırksal temelli  cumhuriyeti parçalamaya bölmeye yönelik tüm aykırılıklara karşı eğitici ve ögretici  bilgilendirici tavırlar takınacaz   , başka türlü  süper güç olmanın bir yolu varsa söyleyiniz

Tarkan Uzun
Fri 22 June 2007, 01:57 pm GMT +0300
Yaman'cığım Hitler Almanya'yı süper müper yapmadı.
Dışardan sürekli borç alıp durmadan silah üretti.
Otomobil'in az olduğu dönemde duble otoyollar yaptı.
Böylece el parasıyla görünüşte işsizliği engellemiş gibi göründü.

Ürettiği silahları da dışarıya pek satamadı.

ülke ağzına kadar silahla doldu, dışarda ise verdiği borçları geri isteyen ama alamayan alacaklılar doldu.

Adamın her tarafı silah, ama gırtlağına kadar borca batmış.
Kafa yapısı da şiddete meyilli...

Ne olabilirdi bu durumda?

Tabii ki silahlarını kuşanıp alacaklılarına veya yutabileceğini düşündüğü lokmalara saldıracaktı.
Öyle de oldu.

Adam savaşa girmese ekonomi çökecekti.
Savaş çıkardı herşeyi çökertti....


Örnek aldığın denyo işte böyle birisi.
Yaman'cığım, öyle şeyler yazıyorsun ki bak senin üstün ırktan olduğundan şüphe etmeye başlıyorum.
Üstün ırkın elemanı böyle mi yazar!

Mussolini'ye ise hiç girmeyelim. İçinden çıkamayız...

yaman
Fri 22 June 2007, 02:33 pm GMT +0300
tarkan bey herşeyi borçları vardı o yüzden savaşa girdi diye kapatamayız hitlerin bir düşüncesi vardı ona göre hareket etti Alman halkınında 1. dünya savaşından kalan bir kini vardı zaten bu ikisi birleşince büyük bir faşist güç oluştu ve faşizm avrupa'yı almak için harekete geçti yani hitler o kadar silahı sırf başka ülkelere satmak içinmi üretti?

Tarkan Uzun
Fri 22 June 2007, 10:11 pm GMT +0300
Tabi ki sırf satmak için silah üretmedi.
Versay Antlaşmasıyla Almanya belli sınırlara hapsedilmişti.
Kendi denizlerinde gemi bile yüzdüremiyordu. Bunlar zaten malüm.

Fakat Nazilerin ekonomi politikası sürdürülebilir bir model değildi.
Sırf insanlar işsiz işsiz dolaşmasın diye ihtiyaç olmayan, insanları işte çalışıyor gösteren projeler üretti.
Ekonomi verimsizdi.
Borçlarla dönen ve sürekli silah üreten bu ülke Versay Antlaşmasının yarattığı hoşnutsuzluk ve faşist ideolojinin üstün ırk kavramı savaşa sebep oldu.
Ama savaşa girmeselerdi zaten ekonomi çökecekti.
Savaşa girmek eğer kazanırlarsa onlar için kurtuluş olacaktı.
Savaşa girmeseler zaten ekonomi çökecekti.
O kadar silah üretmiş ve o kadar kin dolu gençler yetiştirmişken bu şansı kullanmaktan çekinmediler.
Gerisi malüm. Kızılordu Berlin'e bayrağı dikiverdi sonunda...

Henrich Himmler bir tavuk çiftliği sahibiydi.
Tavuk yetiştirirdi. Başka da bir niteliği yoktu.
Bu adam bir gün Hitler'e bir mektup yazdı.
Mektupta Alman toprağı ile Alman ulusunun manevi bir bağı olduğunu, beton bloklarda, beton yollarda yaşayan kentli almanların bu toprakla teması az olduğu için kentlilerde dejenerasyonun fazla olduğunu dile getirerek asıl güvenilir ve saf olan Almanların toprakla içli dışlı olan Alman köylüleri olduğunu söyledi.
Hitler bu tavuk üreticisinin sözlerini çok beğendiği için adamı alıp devletin en üst yönetim organlarının başına getirdi...

Nazizm sürdürülebilir, güvenilir ve gurur duyulabilir bir sistem değildir.
aslında sistem de değildir.
Sadece sürekli rekabete dayalı bir kaos düzenidir.

Şöyle ki; Bavyera'dan bir parti üyesi partinin yerel yönetimini bazı suçlardan dolayı Hitler'e şikayet edip onlar hakkında soruşturma açılmasını veya görevden alınmasını talep ediyor.
Hitler bu kişiye şöyle cevap veriyor.

Onlar hala parti yöneticisiyseler, bu makamı ellerinde tutabiliyorlarsa demekki bu yeteneğe sahipler ve yönetici olmayı hala hak ediyorlar.
Eğer sen onları oradan devirebilirsen, onları yıkmayı başarısrsan o zaman yönetici olmayı sen hak etmiş, bu yeteneğini ısbatlamış olursun.

İşte sana kaos ve orman kanunlarına dayalı yönetim anlayışı.

Yönetiyorsa hak etmiştir.
Yıkılırsa oraya layık değildir.
Kim yoneticiyi yıkarsa yönetici olmayı hak eder...

Nazizm bu yüzden uygar bir model değildir.


Haa bu arada Yaman'cığım.
Sana benden küçük bir hediye, eski günlerin anısına: http://www.youtube.com/watch?v=FKTPO1ID6hc
Güle güle izle...

DELİ
Fri 22 June 2007, 10:24 pm GMT +0300
  Benim de şüphem var bu Yaman'ın üstün ırktan olduğuna.Bilgisayar oyunlarına mesaj yazmış :-\

okanoksak
Sat 23 June 2007, 12:45 am GMT +0300
yoktur...
sadece Tarihte ilimde kültürde devlet kültüründe sanatta iyi yerlere gelmiş , dünyanın kaderini büyük ölçülerde etkilemiş yüksek karakterli milletler vardır.
bu milletlerden birisi de hatta en önemlilerinden birisi de Türklerdir.

üstün ırk ile yukarda bahsettiğim olayların alakası yoktur.

ikisi aynı şey değildir.

emrebjk06
Sat 23 June 2007, 01:12 am GMT +0300
Toplumlar coğrafi,stratejik olarak bazı avatajlara sahiptir. Hangi toplum bunu en iyi şekilde kullanırsa kim daha çok çalışırsa kim hak ederse o üstündür!

Bunun dışında kimse kanla üstün olmaz. Yok kan karışırsa şöyle olur böyle olur yok öyle bişey. Türk Milleti tarihin çoğu dönemlerinde çalışmış hak etmiş ve üstün olmuş üstülük kurmuştur. Bugünse bu üstünlükten büyük ölçüde eser kalmamıştır.

Allah herkesi eşit yaratır fırsatlar zorluklar çıkarır ve imtihan eder.


okur.
Sat 23 June 2007, 12:22 pm GMT +0300
yoktur.sadece her milletin kendine has özellikleri vardır.

pan_
Sat 23 June 2007, 01:11 pm GMT +0300
bence vardır
kavunun, karpuzun, kedinin, köpeğin,atın  bilumum canlı mahlukatın kendi içerisinde irksal üstünlükleri ve farkları oluyorda insanın neden olmuyor, binlerce yıl süren çevresel veya coğrafik  olaylar veya yaşam koşulları bir süre sonra ırklar arasında üstünlüğüde getirir genotipi etkiler aksi halde evrimide reddetmiş olursun.yani diğer arkadaşların söylediği bir sürü olay ırksal üstünlüğün nasıl oluştuğunu açıklayacak söylemlerdir ,
hazmetmesi zor olduğu için kimse kabullenmek istemiyor ,kim üstün ırktır derseniz o çok göreceli bir kavramdır kişilerin ırksal üstünlüğü nasıl algıladığına bağlıdır derim sadece
zaten bunuda çok kurcalamayın artık saf ırk yok sayılır.nasılki türkiyede saf mongol türkü kalmadıysa (saf olduğunu iddia eden saflar var olabilir ona yorum yok)
saygılar

yaman
Sat 23 June 2007, 03:26 pm GMT +0300
brawo pan_ bende bu sitede yanlız olduğumu düşünüyordum

emrebjk06
Sat 23 June 2007, 04:00 pm GMT +0300
Ben evrimide reddediyorum tamamen kanıtlanmamış özellikle hayatın başlangıcı ile ilgili cevapları. Kimse Irk olarak üstün doğmaz. Öyle olsaydı bir ırk her zaman Dünayaya hükmederdi. Her milletten her ırktan büyük dahiler dünyaya katkıda bulunmuş kişiler çıkar.

Her ırkta farklı özellikler vardır. Bunları üstünlük olarak kabul etmek coğrafyaya bağlıdır. Ancak günümüzde bu bile etkili değildir. mesela Türkler sevk ve idare anlamında üstün bir ırktır ancak masa başında oturup fikir üretmekte kıt bi ırktır. Ama masa başında oturup fikir üretip sonra asker sevk idaresi yapanlar da vardır. Nasıl diğer ırklarda güçlü komutanlar çıkmışsa...

Ameirkan milleti ırk olarak karmakarışık bir millettir. Ama bugün dünyaya hükmetme seviyesidnedir. Bu nasıl açıklanır? Buna bakıpta karışık kanlar daha çeşitli özellikler getirir diyebilirim ben.


pan_
Mon 25 June 2007, 12:12 pm GMT +0300
selam
aman yaman bey kardeşim benim anlatmak istediğim özellikle ırkçılara göndermeydi,hitler nasıl biriydi dersen üstün bir ırkın en geri kafalısıydı derim,almanya ile benzerliğimiz  üstün türk ırkının, ülkeyi aynı almanyanın yaşadığı dönemlere sokacak kafaya sahip(enver paşa) gibi adamlara sahip olması ile kesişir..
fakat burdada yine üstün alman ırkına yeniliyoruz nedenmi..adamlar piyon(hitler) olarak kullanacaklarının bile en kralını yapmışlar dünyayı karıştırtmışlar ,bizimki ise askeri yolda bile yürütememiş yüksek askeri dehası ile açlıktan ve soğuktan bir kurşun atamadan öldürtmüş..
hitleri savunuyorum savaşçıydı....
hitleri savunuyorum sistemin gerektirdiği YAPTIRILMIŞTI...
başka bir şeyinide hak vermiyorum...
yazının sonunda söylemiştim artık saf ırk kavramı pek yoktur diye,faşistlik yapmak isteyenlerin genetik faşistlik yapma zamanı geçiyor sosyolojik faşizm devresi başlıyor biraz okuyup izmleri iyi bilerek yapma zamanı...

erdoğan
Mon 25 June 2007, 12:38 pm GMT +0300
Tarihsel süreçte yayılma,başka toplumların yaşadığı alanları kılıçla,kanla elde etme ve hakimiyet kurma,insanlara istekleri dışında tahakküm edip zorla yönetme geçmişte var iken bu gün asimile olmuş milletlerin yok oluşunda etkili olabilme,"Türk cihan hakimiyeti mefkuresi" gibi daha baştan diğer milletlerin yaşama alanları,ulusal hakları ve kültür kimliklerini hiçe sayan söylem geliştirme gibi düşünce ve davranışlar ölçü alınırsa,emperyalizm hakkında tek laf etmemek gerekir.

Gerçi bu tip davranışları etrafındaki sosyo ekonomik şartları müsait gören bir çok millet gerçekleştirmiştir.Sadece Türk'lere mahsus değildir. Devletler arası ilişkiler bir devletin güçlü,kendi dışındaki diğerlerinin zayıf kalması mantığına dayanır.Çünki bir devlet kendi varlığını sürdürmek için diğer devletlerin "barışçıl" tavrına güvenemez.En garanti yolu herkesten daha kuvvetli olmaktır.Bunu düşünmek de bir suç değildir.Başlangıçta bir korunma refleksi olarak görülen güçlü olma arzusu,daha sonra sldırgan davranışlara dönüşebilmektedir.

Üstünlük,medeniyete ve bilime yapılan katkılarla belki dillendirilebilir.Bir milletin bilimsel anlamda sürekli lokomotif görevi görmesi zaten muhaldir.Bu manada milletin "üstün"lüğü, zamana ve ortama göre değişkenlik arz edebilir.

GNOSTİK
Mon 25 June 2007, 02:42 pm GMT +0300
Yahudiler kendini üstün görürler,özellikle sionistler diğer halklara hayvan gözüyle bakarlar.Oysa ki gerçek hayvanlar kadın,çocuk,bebek demeden insanları bir haşere gibi katleden sionist yahudilerdir.Kısacası önemli olan insan olmaktır,ama insan gibi insan :)

petrus_samuel
Mon 25 June 2007, 03:09 pm GMT +0300
yaman hitlere olan bu ileri sevgin nereden geliyor?
kafatasçı olduğu için mi?
faşist olduğu için mi?
yoksa yahudi düşmanı olduğu için mi?
yoksa neden?

yaman
Mon 25 June 2007, 04:37 pm GMT +0300
yaman hitlere olan bu ileri sevgin nereden geliyor?
kafatasçı olduğu için mi?
faşist olduğu için mi?
yoksa yahudi düşmanı olduğu için mi?
yoksa neden?
hepsi diyebilirim özel bir hayranlığım var führer'e akşam trt 1 kanalındaki dünyayı değiştiren olaylar belgeselini izleyince hitler'e olan sevgim bir milyon kat arttı ve komünistlere olan nefretim bir o kadar arttı.

Tarkan Uzun
Mon 25 June 2007, 07:55 pm GMT +0300
Yaman'cığım biz komünistlerden niçün nefret ediyorsun?
Saldıran sensin, vuran kıran, işgal eden sensin.

Eee müsaade et de bizim yoldaşlar da sizinkileri tank paletleriyle ezip Berlin'e bayraklarını diksinler.
Çok mu?...

Hem komünistler ırk ayrımı da yapmaz, her türlü faşiste aynı şiddeti ayrım gözetmeden uygularlar...
Ayrıca senin Führerinin hakkından Yoldaş Stalin'den başkası da gelemezdi.

Bak sana eski günlerin hatrı için hoş bir klip yolluyorum.
Tıkla ve izle... http://www.youtube.com/watch?v=FKTPO1ID6hc

yaman
Mon 25 June 2007, 07:58 pm GMT +0300
ben berlin işgal edilirken sağa sola saldıran,buldukları yaşlı kadınlara dahi tecavüz eden komünist köpekleri görünce bide orda beyefendi gibi yaşayıp kendini düşmana teslim etmeyip intihar eden yüce insanı görünce insan duygulanıyor tabi.

müttaki
Mon 25 June 2007, 08:07 pm GMT +0300
Gayrıdır her milletten Bu bizim milletimiz
Hiç dinde bulunmadı Din ü diyanetimiz
Bu din ü diyanette Yetmiş iki millette
Bu dünya ol ahrette Ayrıdır âyâtımız

merhaba Fırka-i Naci...  :)

Tarkan Uzun
Mon 25 June 2007, 08:08 pm GMT +0300
Neee Kızılordu nun şiddeti üzdü mü seni.
Vah vah zavallı mazlum NAZİ'ler...
Oysa bu savaşta Sovyetler Birliği yirmi milyon insanını kaybetmişti hem de bu yirmi milyonun sadece beş milyonu askerdi.
Diğer onbeş milyonu faşist köpekler katletmedi mi?
Ya yahudi toplama kampları, ya gazodaları ve insan fırınları?

Muzaffer Kızılordu Berlin'de Nazilerin Sovyetlerde yaptıklarıyla kıyaslanmayacak oranda itidalli olmuştur.
Evet sert davranmışlardır doğru.
Ama bu çok az ve yetersizdir.

Bu arada Berlin'e giren Kızılordu kıtaları içinde Ortaasya Türk Cumhuriyetlerinden gelen askerlerin oranı hayli yüksekti.
Kızılordu'nun kahraman Türkleri Faşistlerin gırtlaklarını keserken ülkelerini cehenneme çeviren faşistlere, insanlarını katleden Nazilere acımadılar ve gözlerini bile kırpmadılar.

Bu gün dahi o yıllarda faşistlere karşı savaşmış tüm Sovyet halkları gibi Türk halkları da Kızılordu'nun üstün cesaret ve kahramanlık madalyalarını gururla göğüslerinde taşırlar.

Faşistleri iktidara getiren ve sonuna kadar destekleyen ve onca katliama ve zulme rağmen Nazilere övgüler düzen Almanlar faşizme suç ortağı olmuşlardır.
Kızılordu'nun muamelesini de fazlasıyla hak etmişlerdir.

Her ne kadar müdahale sert olsada...
Yoldaş Stalin'den daha unutulmaz ve sert bir müdahale umardım.

Yine de pek çok SS ve geztapo subayı katliam yaptıkları Sovyet köylerine geri götürülmüş ve orada katliamlardan kurtulan köylülere bu faşist asker ve subaylar Yoldaş Stalin tarafından hediye edilmiştir.

sonrasını bilemiyorum ama Yaman tahmin edebiliyordur.
Yüzbinlerce faşist asker ve subay ise yıktıkları Sovyet bina ve tesislerini onarırken ömürleri cezalarının bitmesine vefa etmediği için Almanya ya bir daha dönemediler.


Faşist köpekler döktükleri kan içinde boğulmuştur.
Tüm dünyaya kutlu olsun.

İşte Berlin'e giden yol ve Sovyet Savaşı: http://www.youtube.com/watch?v=FKTPO1ID6hc
Bu müthiş klibi her arkadaşın izlemesini isterim.
Hem de Türkçe bir klip...

emrebjk06
Mon 25 June 2007, 08:53 pm GMT +0300
Bu kızıl bayrağı dikenlerin babaları dedeleri PLEVNE yi KIRIMI çok iyi hatırlarlar haa... 8)

selahaddin
Mon 25 June 2007, 08:57 pm GMT +0300
üstün ırk yoktur...
allah katında.... :)

insanlar katında ise vardır...anlayan anladı... :D

Tarkan Uzun
Mon 25 June 2007, 08:58 pm GMT +0300
Emre'ciğim...
O kızılbayrağı dikenler, senin deden Yunana karşı silah bulamazken en zor zamanlarında senin dedene silah ve para yollayanlardır.

Onlar Plevne de dedenle savaşan Çarlığı devirip topunu kurşuna dizen sosyalist devrimcilerdir.
Sen tarih de bilmiyorsun.
Kızılordular kovalasın seni emi...

Bir de Kırım ve Plevne hala onlarda olduğuna göre sen neye dayanarak böbürleniyorsun o da ayrı bir tuhaflık.

Öte yandan ülkesi işgal edilmiş, halkı katledilmiş bir ülke büyük ve destansı bir savaş verip dünyanın nefret ettiği faşist ülkenin başkentine bayrağını dikiyorsa burada senin ne söylemen gerekirdi?
Sana düşen nedir bu durumda?
Yoksa sen faşo musun Emre!...

Ah Emre ah!
Öğrenemiyorsun ve korkarım öğrenemeyeceksin de...

yaman
Mon 25 June 2007, 09:11 pm GMT +0300
sovyetler babasının hayrına gönderdi sanki bizi de kendi gibi komünist yapmak için gönderdi silahları ayrıca kendi kesesinden verdi sanki hindistandaki pakistandaki müslümanların parasıyla verdi o silahları kendim veriyorum dedi müslümanların paralarını gasp etti.

Tarkan Uzun
Mon 25 June 2007, 09:22 pm GMT +0300
Yaman'cığım.
Sovyetler Atatürk'ün komünist olmadığını zaten biliyordu.

Lenin'in emperyalizm üzerine tezler adlı eserini tavsiye ederim.

Lenin orada der ki: Batı emperyalizmi gücünü mazlum halkların sömürüsünden alır. Batıyı yenmenin en önemli yolu, batıyı sömürgesizleştirmek ve yeni sömürgeler elde etmesine engel olmaktır.
Bunun için Sovyetler yıllarca komünist olsun veya olmasın tüm emperyalizm karşıtı hareketleri destekledi.
Filistinlileri, Cezayirlileri, bizi, Vietnem'ı, Küba'yı, Güney Afrikalı siyahları, Kongo ve Angola'daki siyahları ilk aklıma gelenler bunlar.

Yardımların kaynağına gelince.
Her kes bilir ki Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerden toplanan yardımlar Sovyet yardımının aşağı yukarı %15'ine tekabül eder.
Geri kalanlar hala Çar yanlılarıyla iç savaşı yaşayan ve insanların açlık çektiği sovyetlerin dişinden tırnağından arttırarak yolladıkları yardımdır. Bu yardımları Ankara büyükelçisi Aralof getirmiştir.
Cumhuriyetten sonra da Sovyetler ilk sanayi kuruluşlarının inşaasına yardım etmişler ve bizi uluslararası alanda hep desteklemişlerdir.
Hemde başta ABD olmak üzere her kes bize düşmanken. (ABD halen bile Lozan'ı tanımaz, Sevr'i tanır)
Atatürk bunları bildiği için Sovyetlere şükranlarını göstermek amacıyla Tqaksim Cumhuriyet anıtına Aralof ve  askeri danışman olarak gelen General Vorojilov'un silüetlerini kazıtmıştır.
Git Taksim anıtına bak.


makrow
Tue 26 June 2007, 10:33 am GMT +0300
Yaman'cığım.
Sovyetler Atatürk'ün komünist olmadığını zaten biliyordu.

Lenin'in emperyalizm üzerine tezler adlı eserini tavsiye ederim.

Lenin orada der ki: Batı emperyalizmi gücünü mazlum halkların sömürüsünden alır. Batıyı yenmenin en önemli yolu, batıyı sömürgesizleştirmek ve yeni sömürgeler elde etmesine engel olmaktır.
Bunun için Sovyetler yıllarca komünist olsun veya olmasın tüm emperyalizm karşıtı hareketleri destekledi.
Filistinlileri, Cezayirlileri, bizi, Vietnem'ı, Küba'yı, Güney Afrikalı siyahları, Kongo ve Angola'daki siyahları ilk aklıma gelenler bunlar.

Yardımların kaynağına gelince.
Her kes bilir ki Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerden toplanan yardımlar Sovyet yardımının aşağı yukarı %15'ine tekabül eder.
Geri kalanlar hala Çar yanlılarıyla iç savaşı yaşayan ve insanların açlık çektiği sovyetlerin dişinden tırnağından arttırarak yolladıkları yardımdır. Bu yardımları Ankara büyükelçisi Aralof getirmiştir.
Cumhuriyetten sonra da Sovyetler ilk sanayi kuruluşlarının inşaasına yardım etmişler ve bizi uluslararası alanda hep desteklemişlerdir.
Hemde başta ABD olmak üzere her kes bize düşmanken. (ABD halen bile Lozan'ı tanımaz, Sevr'i tanır)
Atatürk bunları bildiği için Sovyetlere şükranlarını göstermek amacıyla Tqaksim Cumhuriyet anıtına Aralof ve  askeri danışman olarak gelen General Vorojilov'un silüetlerini kazıtmıştır.
Git Taksim anıtına bak.



ayrıca..osmanlı toprakları uzerınde kurulacak olan yenı olusumda en buyuk yardımı bolsevıkler yapmıstır.
asker bıle gondermeyı teklıf ettıler.ama ataturk'un bu konuda kı hassasıyetını bıldıklerı ıcın BOLSEVIK OLMAYAN ASKERLERDEN BILE teklıf sundu..

ve STALIN'e kalsa zorla asker de gonderebılırdı.
ama lenın KOMUNIST OLACAKSA ZORLA OLUNMAYACAGINI BILDIGI ıcın sadece destek verdı.kendısı bızzat askerını gondermedı.

ıste kurtulus savasını kazandıysak bolsevıklere sukranlarımızı sımdıde sunmak zorundayız


BASBAKAN YARDIMCILARI'NIN YAPTIKLARI GIBI

"Lenın'ı olu gormek ne kadar guzel!" gıbısınden gafları..hele hele hıc yapmamalıyız.ben altında artnıyet arar abd ye sorarım!

emrebjk06
Tue 26 June 2007, 06:53 pm GMT +0300
Sayın Tarkan

Sizde kendi liderlerinizi milletinizi öveceğinize bugün amerikanın yaptığı emperyalist yayılmacılığı yapan ve ne kadar ülkeyi komünist yapsam benişm ekonomim o kadar iyi olur düşüncesinde olan bir ülkeyiş övmeyi bıraksanız iyi olacak. Lenin babasının hayrına mı verdi silahı? Eğer Atatürk kabul etseydi 10.000 kişilik ordu bile gönderecekti. Niye etmedi? 10.000 kişi demek 2. bir kurtuluş savaşı vermek demek. Emperyalisti yen bide komünistle çatış demek. Leninde bunu düşünüyordu. Öyle ki o savaştığımız İngilizler bile uzun süre bize silah sattı. Rusya Ekonomisini ayakta tutmak için bunu yapmak zorundaydı.

Benim faşolarla falan işim olmaz.Rusların Nazi Almanyasına karşı mücadelesi benimde sevdiğim bir tarihi olaydır. Özellikle Stalingrad müdafaası çok etkileyicidir. Ancak ben onlarla övünmem ben o koca Çarlık ordusunu 4 kere yenip Plevneden çıkmam diyen ama padişahın farklı planları ve yokluk yüzünden kendi geri çekilen Gazi Osman Paşa ile övünürüm. Plevne müdafasını biliyorsunuzdur elbet.

Atatürkle ilgili bitşey daha söyleyim. Atatürk bir sözünde kendi milliyetçilik anlayışında başka milletlerin bizimle işbirliği yapmak gibi bir niyetleri olduğunda bunu olumlu karşılayacağını söylemiştir. SSCB işbirliği yapmıştır fazlasını isteyince dur denmiştir. Görende Kurtuluş Savaşını Ruslar kazandırdı sanacak. Urfada Maraşta Antepte kaç tane Rus vardı?

faraklid
Tue 26 June 2007, 07:06 pm GMT +0300
sovyetlerin milli çıkarları,ideolojilerini ihraç etmesinden başka bir amaç taşıdığını söylemenin akılla izahı yoktur....

zaten stalin döneminde sovyetler ağzındaki baklayı çıkarmış ve rusların tarihsel sıcak denizlere inme politikası açıkça dile getirmiş buda türkiyeyi doğal olarak sovyet emperyalizmine karşı nato çerçevesine itmişdir...

Tarkan Uzun
Tue 26 June 2007, 08:57 pm GMT +0300
Ah Faraklit ah!
Ne de kolay lokmasın değil mi?
Üstad Malkom'un resmine yazık...

Stalin niçin boğazlarda hak istedi bilir misin?
Niçin Kars bölgesinde daha sonraları senin Menderes'inin ABD'ye verdiği İncirlik benzeri bir üs istedi bilir misin?

Bilmezsiiin...
Bilmemekle beraber benim bildiğimi de bilmezsin ki asıl yanlışın buradadır.

Söyleyeyim o zaman.
Boğazlar bizdeydi ve biz birinci dünya savaşında iki Alman gemisini buradan geçirip savaş dahi ilan etmeden, durup dururken ve gizlice adamların Karadeniz limanlarını bombalattık, sayısız insanlarını kaybettiler. Yaklaşan gemileri Türkler savaşta olmadığı için kendi gemileri sanıp ilkokullardan çocukları rıhtımlara getirip karşılama merasimi yaparlarken çoluk çocuk bombalarla havaya uçtular.

Ama onlar Devrim yapıp Sosyalizmi kurduktan sonra bize yardım ettiler, destek oldular hem de her kes bize düşmanken ve kendileri de yokluk içindeyken.


Gelelim II.Dünya Savaşına.
Naziler Karadeniz Kıyısındaki Odessa şehrini işgal etmişlerdi.
Karadan cephane ve malzeme akışı kış şartları ve partizanların baskınları yüzünden çok zor oluyordu.
İsmet paşa iktidarı savaşı tıpkı geçmişte Enver paşa'da olduğu gibi Almanların kazanacağına inanıyor ve kazanan tarafa yani Almanlara yakın durmak istiyor fakat savaşa girmeyi düşünmüyordu.
Türk radyoları ve mecmuaları işgalci Nazileri öven yazılar ve programlar yapıyordu.

İşte o yıllarda Türkiye Alman malzeme ve cephane gemilerinin boğazları geçip Odessa'ya gidip Almanlara cephane sevkiyatı yapmasına izin veriyordu.

Stalin bunları görüyor ama Türkiye'nin de savaşa Almanların safında girmesi riskini göze alamadığı için ses çıkaramıyordu.

Sovyetler bu savaşta yirmi milyon yurttaşına kaybetti, ülke baştan başa yakılıp yıkıldı ama destansı bir mücadele ile zaferi kazandılar.
zaferden sonra Stalin iki büyük savaşta da Rusya'yı sırtından vuran ülkeye nota vererek boğazlarda denetim hakkı istedi.

Suçlu kimdi?
Haksız olan kimdi?
Yanlışı yapan kimdi?
Eleştiriyi hak eden kim?

Faraklit, biraz kitap oku, biraz araştır...



Emre'ciğim...
İki dönemdir yazıyorum, söylüyorum ama bir türlü anlamıyorsun.
Kardeşim ben komünistim.
Ve doğal olarak ister sovyetler olsun, İster Çin olsun, ister Küba veya başkaları olsun yoldaşların başarılarına, zaferlerine haklı olmaları kaydıyla sevinir ve destek olurum.
Lenin değer verdiğim ve fikirlerini benimsediğim bir önderdir.
O sadece Rusların veya Sovyet halklarının değil, dünyanın her yerindeki halklara ilham vermiş, yol göstermiş bir liderdir.
Lenin bizlere, bir ülkenin işçi ve emekçilerinin birlik olup o ülkeyi kontrolleri altına alabileceğini ve o ülkeyi baştan başa yenileyebileceğini gösterdi.
Bunun mümkün olduğunu gösterdi.
Şimdi ben de tıpatıp aynı 1917'nin Rusya şartlarına göre olmasa da içinde yaşadığımız çağın ve Türkiyenin şartlarına uygun olarak böylesi bir toplumsal devrimi savunuyorum.
Bu durumda böyle bir devrime ilham vermiş olan lideri savunmam ve bu sistemin doğru ve haklı yanlarına sahip çıkmam(en azından senin kapitalizme sahip çıktığın kadar) sahip çıkmam gayet doğal bir şeydir.
Öyle değil mi?

Nasıl ki dindar bir müslüman'ın İran veya başka İslam ülkelerinin başarısını arzulaması normaldir.
Benim de sosyalistlerin başarılarını istemem ve onlara sahip çıkmam o oranda normaldir.


erdoğan
Tue 26 June 2007, 09:34 pm GMT +0300
Alnt sahibi: Tarkan Uzun
...Ama onlar Devrim yapıp Sosyalizmi kurduktan sonra bize yardım ettiler, destek oldular hem de her kes bize düşmanken ve kendileri de yokluk içindeyken...

Üstad,bu arada I. İnönü muharebesi B.M.M. orduları tarafından kazanılana kadar sovyetlerin neden Enver Paşayı destekleyip,Kuva-i Milliyeye karşı mesafeli durduklarınıda bir zahmet izah ediversen.

Malum-u Ali'niz.B.M.M ile sovyetler arasında iki tarafı da bağlayan bir muahede (Moskova anlş.) ancak 16 Mart 1921 de imzalanabilmişti.

Tarkan Uzun
Tue 26 June 2007, 10:25 pm GMT +0300
Hemen açıklayayım Erdoğan...
Sovyetler Birliği bir şekilde Anadolu'yu işgal etmiş olan emperyalistlerin yenilgiye uğratılmasını istiyordu fakat bu işi kimin gerçekten başarabileceğinden emin olamıyordu.

Bir yanda anlı şanlı ve tanınmış Enver Paşa, diğer tarafta pek de o kadar tanınmayan Mustafa Kemal Paşa...

Üstelik Enver Paşa çoktan kapağı Moskova'ya atmış ve Sovyet yetkilileri kendisine destek versinler diye ikna etme çabalarına başlamıştı bile.

Öte yandan daha 1919'da Mustafa kemal ile Samsun/Havza da Sovyet görevlileri temas kurmuşlardı.
Sovyetler henüz karar veremiyorlardı.

Öte yandan TKP Genel Sekreteri Mustafa suphi Sovyetlere gitmiş ve Azerbeycan Sovyet Başkanı Neriman Narimanof ile ve Sultan Galiyev ile temasa geçmişti.
Galiyev Mustafa Suphi'ye yardımcı olmuş ve kendi resmi dairesinde bir odayı ona büro olarak tahsis etmişti.
Mustafa Suphi, Enver Paşa'ya değil, Mustafa Kemal'e destek verilmesi için oradaydı.
Galiyev Mustafa Suphi'yi Zinoviev'le tanıştırmış ve Zinoviev gibi Lenin ile direkt temasta olan bir lider aracılığıyla Suphi Lenin'e ulaşmıştır.

Yapılan görüşmeler Lenin'in, Mustafa Kemal'e destek olma hususunda etkili olmuş ve Sovyetler nihai kararını vermiştir.

Sen de tahmin edersin ki, Çar yanlılarıyla iç savaş yürüten, ciddi açlık tehlikeleriyle ve maddi sıkıntılarla boğuşan bir ülke elindeki kıt kaynakları kazanıp kazanamayacağı belli olmayan kişiler ve hareketler için harcayamaz.
Temkinli olmak zorundadır.

Öte yandan Sovyetler hiç bir zaman Enver Paşa gibi maceraperestliği malüm bir kişiye açık bir destek vermemiştir.

erdoğan
Tue 26 June 2007, 11:40 pm GMT +0300
Alnt sahibi: Tarkan Uzun
...Öte yandan Sovyetler hiç bir zaman Enver Paşa gibi maceraperestliği malüm bir kişiye açık bir destek vermemiştir...

Sayın Tarkan,

Sovyetler,Anadolu'da ki hareketin sonucundan tam emin olamadan bir süre Enver paşayı ellerinde koz olarak tuttular.

Sovyetlerin milli mücadelede yanımızda yer almaları,bizim için muazzam neticeler meydana getirdi.Her şeyden önce sevr'i B.M.M ile birlikte tanımayan  ilk büyük devlet,S.S.C.B. olmuştur.Top tüfek para gibi maddi yardımlardan çok daha önemlidir bu.

Fakat bu durumı sadece Sovyetlerin ezilen halkların yanında yer alması mantığı ile açıklamak doğru olmayacaktır.O yıllarda İtilaf devletleri hem doğu Avrupa Üzerinden,hem de Boğazlar ve karadeniz üzerinden ikinci bir cephe açmayı ve Sovyet yönetimini kıstırmayı planlıyordu.Bu gerçekleşse idi,S.S.C.B için durum hiç de iç açıcı olmayacaktı.

Bu bakımdan Anadolu'da ki milli mücadele Sovyetlerin de ilgisini çekti.Mustafa Kemal paşa ile,Enver Paşa arasında bir müddet kararsız kalmaları bu sebepledir.Tabi bunları eleştirmek gayesi ile yazmıyorum.Elbette her devlet önce kendi varlığını ve hayati menfaatlerini düşünecektir.Bu ayıp da değildir.

Fakat Milli Mücadeleye verilen destekte karşılıklı menfaatlerin büyük etkisi vardır.Konuyu sadece sovyetlerin yardımseverliği ile açıklamak biraz eksik olur.

Tarkan Uzun
Tue 26 June 2007, 11:51 pm GMT +0300
Tabi ki Sovyet Yardımı sadece yardımseverlik duygularından kaynaklanmamıştır.
Sovyet yardımının sebeplerinden birir de sizin söylediğiniz o stratejik koşullardır.

Ben olaya komünist ideolojinin ilkeleri açısından yaklaştım ve ideolojik açıdan komünistler, emperyalizmle savaşan bir halka niçin yardım etmek zorundaysalar Lenin de bize bunun için yardım etmiştir dedim.

Evet komünistseler yardım edeceklerdir.
Yardım etmek ideolojik görevleridir.
Bunun için yıllarca Filistin'e yardım ettiler.
Bunun için Libya'ya destek oldular.
Bunun için Menderes ve Türkiye Fransızları desteklerken Sovyetler Cezayirli direnişçileri destekledi.
Bunun için Sovyetler yıllarca Güney Afrika Cumhuriyetinde Mandela ve diğer siyahları destekledi.
Bunun için Sovyetler Nikaragua'yı, Küba'yı, Vietnam'ı, Kongo'yu, Angola'yı destekledi.

Eğer komünistseler desteklemek ideolojik görevleridir.

Fakat tabi yardımın tek sebebi bu değildir.
Sizin söyledikleriniz de sebeplerden biridir.

Nabuko
Wed 27 June 2007, 12:33 am GMT +0300

ben berlin işgal edilirken sağa sola saldıran,buldukları yaşlı kadınlara dahi tecavüz eden komünist köpekleri görünce bide orda beyefendi gibi yaşayıp kendini düşmana teslim etmeyip intihar eden yüce insanı görünce insan duygulanıyor tabi.


Yaman bey

durduk yere üstelik yapılan anlaşma hayvanca çiğnenerek topraklarınıza girilse 20 milyon insanınız yok edilse ne yapardınız

herhalde fazla ölçülü olamazdınız değil mi

ama hayır SSCB uluslararası hukuka da halkların kardeşliği ilkesine de uygun davranmıştır

-savaş boyunca Almanya Komünist Partisi üyesi yoldaşlar rahatça en ufak bir homurdanmaya maruz kalmadan SSCB'de ikametlerine devam etmişlerdir harp sonunda da bu sivil Alman yoldaşlar sosyalist Demokratik Almanya'nın yönetimine gelmişlerdir bu yoldaşlar bununla da kalmayarak bir Alman mucizesi gerçekleştirmiş ve Demokratik Alman Cumhuriyetini endüstrileşmiş 10 ülkenin arasına yerleştirmişlerdir

-yine Almanya Komünist Partisinden Richard Sorge öz be öz Alman olduğu halde Japonya'daki istihbarat çalışmalarında Sovyetler için en değerli bilgileri elde ederek gerçek bir yoldaş gibi hareket etmiştir

-Stalin'in büyük oğlu Jacob üstelik teslim alındığı halde Almanlarca katledilmiş buna karşılık aynı şekilde Sovyetler tarafından teslim alınan Hitler'in yeğeni Leo'nun kılına dahi zarar gelmemiş ve Leo serbest bırakıldıktan sonra 1969'da yaşamını noktalamıştır

-Mareşal Zhukov,Berlin'de şehri gezerken karşısına çıkan yaşlı bir Alman hanımı teselli ederek ''üzülmeyin bayan Almanya Alman kalacak!'' demiştir

-Hitler'in sekreteri Traudl Junge Sovyetlerin eline geçmiş ve sorgulanmıştır kendisi o zamanlar 25 yaşlarında genç ve afif bir hanımdır buna karşılık anılarını kaleme aldığı eserinde kendisini sorgulayan Sovyet subaylarından ya da nezaretine eşlik eden askerlerden en küçük bir fiili ya da sözlü saldırıya maruz kalmadığını açıkça dile getirmiştir

-Alman esirler ise Rusya'ya götürülmüş ve cezalarını tamamlayanlar Almanya'ya ailelerine yuvalarına kavuşmuşlardır son esirler ise 1955'de serbest kalmışlardır

saygılarımla







 

yaman
Wed 27 June 2007, 12:40 am GMT +0300
zaten sosvyetler hep masumdur sütten çıkmış ak kaşıksınız zaten 70 yaşındaki kadınlara tecavüz ederkende çok nazik olduğunuza eminim.siz hiç bi insanlık dışı kurala karşısınız kendi halkına yemek vermeyen insanları açlıktan öldüren onlar değil tabiki toplama kamplarında fransızlar çikolata yerken sovyetler stalinin yüzünden aç kalmışta değil haklısınız.

Nabuko
Wed 27 June 2007, 01:00 am GMT +0300
Erdoğan bey

Mustafa Kemal Sovyet yardımının olmaması durumunda harbin kazanılamayacağını tüm açıklığıyla ifade etmiştir

Sovyetler Birliği harpten sonra da Türkiye'nin kalkınma çabalarına destek vererek ezilen halklarla dayanışmaya bir kez daha vurgu yapmıştır

Enver Paşa'nın yedekte tutulması da bir tedbirdir ve yine anadolu halkının faydasına atılmış bir adımdır zira Mustafa Kemal'in muhtemel bir başarısızlığı durumunda neler olabileceğinin de hesaplanması pek tabiidir fakat kısa süre sonra Enver Paşa güvenilir bir ortak olamayacağını kanıtlayacak ve bunu da canıyla ödeyecektir

yoldaş Tarkan uluslararası düzeyde kimi Sovyet yardımlarına değinmiş sadece bir şey ilave edeceğim Sovyetler Birliği'nin emperyalizme karşı verilen ulusal kurtuluş hareketlerine verdiği desteği basit bir siyasi manevra düşüncesi ya da kapitalist ülkelere özgü salt bir menfaat ilişkisine dayandıramayız

bunların ötesinde bu tür yardımlar Sovyetler Birliği'nde anayasal bir zorunluluktu

ve lütfen Sovyetler Birliği Türkiye,İran ve Afganistan konularında emperyalizme karşı direnç göstermek yerine bugünkü karşıdevrim Rusyasının yaptığı gibi saldırganlarla uzlaşıp hissesine düşeni almayı da tercih edebilirdi ki bunu yapmak çok daha kolaydı

saygılarımla


erdoğan
Wed 27 June 2007, 01:12 am GMT +0300
Erdoğan bey

Mustafa Kemal Sovyet yardımının olmaması durumunda harbin kazanılamayacağını tüm açıklığıyla ifade etmiştir

Sovyetler Birliği harpten sonra da Türkiye'nin kalkınma çabalarına destek vererek ezilen halklarla dayanışmaya bir kez daha vurgu yapmıştır

Enver Paşa'nın yedekte tutulması da bir tedbirdir ve yine anadolu halkının faydasına atılmış bir adımdır zira Mustafa Kemal'in muhtemel bir başarısızlığı durumunda neler olabileceğinin de hesaplanması pek tabiidir fakat kısa süre sonra Enver Paşa güvenilir bir ortak olamayacağını kanıtlayacak ve bunu da canıyla ödeyecektir

yoldaş Tarkan uluslararası düzeyde kimi Sovyet yardımlarına değinmiş sadece bir şey ilave edeceğim Sovyetler Birliği'nin emperyalizme karşı verilen ulusal kurtuluş hareketlerine verdiği desteği basit bir siyasi manevra düşüncesi ya da kapitalist ülkelere özgü salt bir menfaat ilişkisine dayandıramayız

bunların ötesinde bu tür yardımlar Sovyetler Birliği'nde anayasal bir zorunluluktu

ve lütfen Sovyetler Birliği Türkiye,İran ve Afganistan konularında emperyalizme karşı direnç göstermek yerine bugünkü karşıdevrim Rusyasının yaptığı gibi saldırganlarla uzlaşıp hissesine düşeni almayı da tercih edebilirdi ki bunu yapmak çok daha kolaydı

saygılarımla

Sayın Nabuko,

Ben konunun tek taraflı değerlendirilmemesi gerektiği hususuna işaret ettim.Yoksa karşılıklı dayanışmayı küçümsemek gibi bir cehl'im yoktur.

Bu arada sovyetlerin sevr'i tanımamasının para,top-tüfek yardımından daha önemli olduğunuda ayrıca vurguladım.Ancak yazınızın son bölümüne katılmayacağım.Çünki Anadolu'da Milli Mücadeleyi boğmak isteyenler aynı zamanda Sovyet Rusya'da ki 17 ekim devriminide tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırmayı planlıyordu.O zamanki sovyet yönetiminin sizin belirttiğiniz tercihleri yapma lüksü yoktu.

Saygılarımla.

Nabuko
Wed 27 June 2007, 01:25 am GMT +0300
Faraklid dostum

merhabalar

hoşgeldiniz

ne yalan söyleyeyim artık sizden ümidi kesmeye başlamıştım

tekrar hoşgeldiniz

saygılarımla

Tarkan Uzun
Wed 27 June 2007, 11:50 am GMT +0300
Yaaa işte böyle Yaman Kardeşim...

İnsan Nazi olmamalı.

Oraya buraya saldırırsan, insanları fırınlarda yakmaya kalkarsan, gazodalarına atarsan, insan yok etmek için dev ölüm kompleksleri-tesisleri kurarsan, Sovyet küylülerini binaların içine doldurup ateşe verirsen, bir ülkenin çoğu sivil yirmi milyon yurttaşını yok edersen, insan haklarına ve insanlık değerlerine saygı göstermezsen komünistler gelirleeeerrr, ordularını ezerleeerrr, seni ülkene kadar kovalarlaaarrr, başkendine bayraklarını dikerleeeeerrr ve sana öyle muamele yaparlar ki senin gibi bir Nazi'ye bile insan hakları kavra.ının önemini ve değerini öğretirlerrr.

Zamanında insan gibi insanlık değerlerini öğrenseydiler, o zaman gelince insan hakları diye ağlamazlardı...

Yoldaş Stalin ne büyük bir önderdir ki Nazi'lere dahi insan hakları kavra.ının değerini öğretmiştir.
Ama ne yazık ki insan haklarını Naziler ancak ve ancak muzaffer Kızılordu'nın tank paletleri ve postalları altında ezilmeye sıra gelince hatırlamıştır.

Oysa bunları Sovyetleri işgal ederken hatırlayacaktı.
Milyonları katlederken hatırlayacaktı....
Ve karşısındaki adamın STALİN olduğunu da aklından hiç çıkarmayacaktı.
Çünkü Stalin çelik adamdır...
(Rusça'da Stalin: Çelik adam demektir)
[/size]

emrebjk06
Wed 27 June 2007, 06:19 pm GMT +0300
Bi tarafta insan yok etme sanayisini kuran görüş bi tarafta komünist olmadı diye binlerce kazak,kırgız ve tatarı kesen görüş... Birbirinizi yiyin bende en büyük Türk Milliyetçisi Atatürkün şu sözünü 4. kez yazarak cevap veriyim..

"... Hayır. Ne komünizm ne de faşizm... Bu iki ideoloji de memleketimizin, ulusumuzun gerçeklerine karakterine asla uymaz. Şunu da hemen ilave edeyim ki, ne faşizmin ne de Nazizm'in sonu yoktur." (Atatürk'ün İzinde Bir Ömür Böyle Geçti, Sabiha Gökçen, s.159)

makrow
Thu 28 June 2007, 05:24 pm GMT +0300
ATATURK EN BUYUK TURK MILLIYETCISIDIR.
sebebı nedır bılıyor musunuz?
cunku mıllıyetcılıgı tek bılen kendısıdır.ataturk mıllıyetcılıgı hala daha ılkel mıllıyetcılıkle karıstırılmaktadır.
ataturk mıllıyetcılıgını yaratan kısının bılmesı cok dogaldır.

ayrıca..dıger bakıs acısıyla goreceksek eger en buyuk devrımcu cumhurıyetcıen buyuk laık ,en buyuk halkcı en buyuk de devletcıdır..

bırsey daha soylemek gerekırse.

devletler arası dostluklar cıkara ılıskılıdır.

rusya turkıyeye yardımı ıyılıkseverlıgı ıcın elbette etmedı.
azılı DOSTU ıngıltereyı basta olmak uzere yanıbasında gormek ıser mıydı?
hala daha stratejılerıne uygun gordugu bır konumda hele?
yarın kendısıne gelecegını tahmın etmıstı..

yazdım cunku bır ruyalar bızım olmazsa olmazlrımzııdr.HAYALLERIMIZIN VAROLABILDIGI BELKIDE TEK YERDIR.

fakat gercek dunyamıza bırde buradan bakmak gerekır.
ama dedıgım gıbı rusyaya yınede mınnet borcumuz var


bazıları rusların berlıne yurumesını yadırgamıs anlasılan..
soyler mısınız 3 kıtaya yayılan osmanlı FATIH veya ıskender gıbı mı yayıldı onca topraga..onca topraga SIZI SEVIYORUZ KATILIN BIZE DIYEREK MI KATTI KENDISINE..

ılgınc bır tezat ha

D€icide
Sat 30 June 2007, 02:40 pm GMT +0300
Alnt
vardır.. türk ırkı bütün ırklardan üstündür ve dünyanın efendisi olacaktır.

imzasina bir alman ve almanci,koyu sağ görüşlü bir pangermanist olan hitler'i öven şeyler yazip sonra da yukaridakini yazan şahsiyetin zeka düzeyi hakkinda yorum yapmak bile ahmakliktir kanimca..

AnTiMaSKe
Mon 24 September 2007, 11:28 pm GMT +0300
Eğer konu hitler olacaksa.Tahminimce kendisi bi piyondur!

Adam israil devletinin kurulmasına hizmet etti o kadar.

İsrail devleti kurulmadan önce yahudiler o kadar rahattı ki hiçbirinin aklından israile gitmek geçmiodu.

Ta ki hitler adlı bi yahudi düşmanı onların gözünü korkutana kadar!!

Evet bence siyonistler de bunu biliyordu hitleri başa geçiren güç de budur.

Üstün ırka gelince

Dünyada sindirilebilcek hiçbir ırk yoktur,üstün ırk anlayışı daima çatışmaya yol açar sadece insanlığın gelişmesinin önüne geçer başka da bi etkisi olmaz

Açın tarihi bakın isterseniz sindirebildiğimiz ırk var mı ırkların sindirilmesi ancak kültürel sömürüyle olur ve buna kültürel emperyalizm de denir.Örnek isterseniz;selçuklulular moğolları asla yenemedi ama onları türkleştirdiler.Kültürel emperyalizmse ırklara benliklerini kaybettirmeye kadar gidebilecek bi unsurdur.Zaten ırkını seven bi adamın bunu yapmasını beklemem.


Üstün ırk demek; Tarkan Uzunun da söylediği gibi insanlığın reddi demektir.
Üstün ırk demek; "biz insan değiliz ki ormandaki hayvanlardan farkmız yok dövüşelim kazanan üstün olsun" demektir.
Üstün ırk demek; zorba ırk demektir ki çıkarları doğrultusunda haklı haksız herşeyi doğru sayar.

günışığı
Tue 25 September 2007, 12:34 pm GMT +0300
Hitlercı kafatascılık tüm dünyada kınanan bır durum olmasına ragmen,hala yenıden dırıltılmeye calısılmakta. Ellerınde cetvel pergel dolaşan,kım alevı,kım Türk,kim kürt,kım ermeni anlamaya calısan bu gruptaki insanlar,kendılerınden başka ulus,kendılerınınkınden başka dine tahammul gösteremıyorlar.Bu kişilerin tutumları ve yaklaşımları halkların bir arada kardeşçe yaşamalarını ,birlikte eşit ve özgür olarak, barış ve kardeşlik içinde yaşamalarını zorlaştırıyor..

TheSecret
Wed 14 November 2007, 04:38 pm GMT +0200
zeki olan değerlerine sahip çıkan en üstün ırktır

yolcugolge
Wed 14 November 2007, 06:01 pm GMT +0200
neye göre üstün ırklık, kime göre ?...

TheSecret
Thu 15 November 2007, 02:12 pm GMT +0200

YHW  ye  rastlarsan saygılarımı sunduktan sonra    ben-i israile  neden bu kadar  kıyak geçtiği halde    holocausttan  kurtarmak için

kılını kıpırdatmamış bir soruver  ....


aslında bu tanrının bizi bir sınamasıydı acılarımızdan ders çıkardık.hiç kimse böyle bir soykırımı hak edemez

JwickyKaruK
Tue 27 November 2007, 05:43 pm GMT +0200
üstün ırk denilen hede insan onur ve ahlakıyla tamamen zıt bir kavram.
zaten bütün ırklar birbiriyle içli dışlı olmuşlardır ve ortayada 6.5 milyar insan çıkmıştır.

KaraHilal
Fri 30 November 2007, 12:51 pm GMT +0200
Müslüman Türkler diğerlerinden üstündür.

AnTiMaSKe
Fri 30 November 2007, 06:54 pm GMT +0200
Müslüman Türkler diğerlerinden üstündür.
hiçbir ırk üstün değildir..

TheSecret
Fri 30 November 2007, 06:57 pm GMT +0200
hiçbir ırk üstün değildir..
:appuas :appuas :appuas üstünlüğe inanmam üstün olunsa bile erdem ile olur ama kişisel tabi
ama seçilmişliğe inanırım

Gökbörü_tr
Sun 2 December 2007, 03:38 am GMT +0200
Dünya üzerindeki en yüce ırk TÜRK IRKI'DIR
 
Çünlü;Türk olmak için önce kanı Türk olmak lazımdır.
Ondan sonra dili Türk olmak lazımdır.
Ondan sonra dileği Türk olmak lazımdır.

Kanı Türk olan fertlerden bir Türk milleti bugünkü melez topluluktan, şüphe yok ki, kat kat kuvvetlidir. Bu, kanı Türk olan fertlerin dilleri de Türk olursa (başka bir ihtimale göre hepsi aynı ağızla konuşan Türkler olursa) o millet daha güçlü bir millet olur. Üstelik bir de bu milletin fertleri dilek birliğiyle birbirlerine bağlıysa, bu ülkücü (=mefkûrevi) bir millet demektir. Sayıca azlık bile olsa dünyanın en güçlü milletidir.1- Bugün insan zümreleri artık renklere göre değil, dillere göre tasnif olunuyor. Eskiden beyaz ırk namı altında toplanan Aryanilerle Samilerin birbirinden çok uzak olduğu, keza eskiden sarı ırktan sayılan Türk ve Moğollarla Çinlilerin hiçbir ırkî yakınlığı olmadığı artık bugün herkes tarafından kabul edilmiştir.

2- Eskiden Türkler, sarı ırkın Ural – Altay zümresinden sayılır ve bu zümreye, Türkler, Moğollar, Tonguzlar, Finler ve Macarlar sokulurdu. Bugün Fin ve Macarların yakın akrabalığı ispat olunmuş ve hatta Fin, Eston ve Macarlardan mürekkep bir Fin – Ogur teşekkül etmişse de Türk, Moğol ve Tonguzların bunlarla akrabalığı ispat olunamamıştır.

3- Diğer taraftan Türklerle Moğolların bir asıldan geldiği kat’i suretle ispat olunmuş ve Tonguzların bu zümreye iltihakı için, muvaffakıyetli mesaiye başlanmıştır. Hatta şimdiye kadar sadece Türk sayılan Çuvaşların da Türklükle Moğolluk arasında olduğu anlaşılmıştır.

4- Türkler ve Moğollarla Aryaniler arasında ise şimdiye kadar hiçbir yakınlık gösterilmemiş ve ispata kalkışılmamıştır.

Bu halde, bizim anamız olan ırkın adı nedir?... Buna Altay ve Turan ırkı diyorlar. Biz bu ana ırktan türiyen ve sonra onun ayrıldığı şubelerden birini teşkil eden bir koluz. Aryanî olmadığımız ise, şarkî Türkistan’da bulunan resimler ve elde edilen Türk heykelleri ile de meydana çıkmıştır. Bu resimlerden mühim bir kısmı Alman âlimleri tarafından neşredilmiştir. Onlarda, Türk, Çinli, İranlı ve Hintli simaları gayet karakteristik bir suretle birbirinden ayrıdır. Bu mukayese de Aryanî olmadığımıza son ve müsbet bir delil teşkil eder.
  http://www.nihalatsiz.org/turk_irki_turk_milleti.htm



 

Tarkan Uzun
Sun 2 December 2007, 08:27 pm GMT +0200
Üstün ırk yoktur. :nono :nono :nono

Çalışkan, akıllı, mantıklı ve tarafını doğru seçmiş üstün insanlar vardır... :appuas :appuas :appuas

AnTiMaSKe
Sun 2 December 2007, 08:39 pm GMT +0200
Üstün ırk yoktur. :nono :nono :nono

Çalışkan, akıllı, mantıklı ve tarafını doğru seçmiş üstün insanlar vardır... :appuas :appuas :appuas

:appuas :appuas :appuas :appuas :appuas  :rose :rose

carlito_brigante
Sun 2 December 2007, 08:41 pm GMT +0200
üstün ırk yoktur üstün insan vardır o da kişilikle alakalıdır ve kişiden kişiye değişir

Tarkan Uzun
Sun 2 December 2007, 08:46 pm GMT +0200
Eyvallah kardeşlerim...

İşte bu yüzden bir türlü üstün olamayan insanlar, kendi başlarına üstün olmayı beceremedikleri için ırklarının "üstün" olduğunu iddia etmeye başlarlar.

Irkları üstün olursa, ya da böyle olduğu varsayılırsa arada kendileri de "üstün" adledileceklerdir.

Naapalım, başka çareleri mi var. :HI :HI :HI :appuas :appuas :appuas :'( :'( :'(

Parşömen
Mon 3 December 2007, 09:19 am GMT +0200
Dünyada üstün ırk yoktur..

Ancak buna rağmen kendi besleyip geliştirmiş, sosyal adaleti gelişmiş ülkelerde yaşayan akademik seviyesi yüksek insanlar, geri kalanlara göre bariz bir 'üstünlük' taşırlar.

Ancak bu üstünlük, genetik veya fiziksel değil tamamen sosyaldir. Dünyadaki her ülke bu yapıya ulaşabilir.


emrebjk06
Tue 4 December 2007, 11:39 pm GMT +0200
Lan Türkler madem üstün ırk ta ondan mı bugün onun bunun lafıyla diplomasi yapıyoruz avrupalının lafıyla kanun yapıyoruz. Nerdeyse aciz politikalar izliyoruz. Ondan mı elin alçak ırkı bilimde teknolojide ilerlerken biz öküz tren ilişkisini yaşıyoruz. Saçmalık...

Türk milleti potansitel sahibi bir millettir. Çalışırsa başarır çalışan üstündür.

Tarkan Uzun
Tue 4 December 2007, 11:54 pm GMT +0200
Lan Türkler madem üstün ırk ta ondan mı bugün onun bunun lafıyla diplomasi yapıyoruz avrupalının lafıyla kanun yapıyoruz. Nerdeyse aciz politikalar izliyoruz. Ondan mı elin alçak ırkı bilimde teknolojide ilerlerken biz öküz tren ilişkisini yaşıyoruz. Saçmalık...

Türk milleti potansitel sahibi bir millettir. Çalışırsa başarır çalışan üstündür.

Emre'ye aynen katılıyorum... :appuas :appuas :appuas
Potansiyel var, çalışırsa başarır.
Tabi bu potansiyel her millette vardır.
Emre'nin dediği gibi çalışan başarır.

Tabi sadece çalışmak değil, bu çalışmanın yaratacağı değerlerin akılcı ve adaletli kullanımı da şarttır.

carlito_brigante
Wed 5 December 2007, 12:09 pm GMT +0200
Alnt sahibi: emre kartal
Türkler madem üstün ırk ta ondan mı bugün onun bunun lafıyla diplomasi yapıyoruz avrupalının lafıyla kanun yapıyoruz. Nerdeyse aciz politikalar izliyoruz. Ondan mı elin alçak ırkı bilimde teknolojide ilerlerken biz öküz tren ilişkisini yaşıyoruz. Saçmalık...

bu ne türklükle ne de milletle alakalı bir sorun  bu tamamen ülkeyi yönetenlerle  ve sistemin  düzensiz oluşundan  kaynaklanıyor  ülkemizde birçok sistem  bozulmuş durumda  eğitim sorunları sağlık sorunları  işsizlik sorunları  yeterli alt yapının olmayışı  yeraltı kaynaklarının  kullanılamayışı  dışarı bağımlı hale gelme vs vs
bunlar devletin sorunu milletin değil

Alnt sahibi: emre kartal
Türk milleti potansitel sahibi bir millettir. Çalışırsa başarır çalışan üstündür.

evet bu doğru türk milletinin kökünde asillik vardır soylu bir milletiz başaramayacağımız üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir iş yoktur yeterki imkan verilsin ve yeterki çalışalım




TheSecret
Sat 8 December 2007, 08:18 pm GMT +0200
Lan Türkler madem üstün ırk ta ondan mı bugün onun bunun lafıyla diplomasi yapıyoruz avrupalının lafıyla kanun yapıyoruz. Nerdeyse aciz politikalar izliyoruz. Ondan mı elin alçak ırkı bilimde teknolojide ilerlerken biz öküz tren ilişkisini yaşıyoruz. Saçmalık...

Türk milleti potansitel sahibi bir millettir. Çalışırsa başarır çalışan üstündür.
senden bu objektifliği beklemezdim :)
(şimdi üsün biziz desen daha iyidi kafam karışmazdı)

emrebjk06
Sat 8 December 2007, 11:34 pm GMT +0200
Milliyetçiliğin sorunuda objektif olamamaktır. Aslında böyle tespitler yapmak milleti yüceltmek geliştirmek için çok önemlidir bence. Sorunu bulup çözümünü yaratmak gerek.

collin_ml
Sat 8 December 2007, 11:41 pm GMT +0200
senden bu objektifliği beklemezdim :)
(şimdi üsün biziz desen daha iyidi kafam karışmazdı)

Bir yahudiden "biz üstün ırkız" palavlarını duymakta beni şaşırtmaz sayın thesecret

metalwoman
Sun 9 December 2007, 02:48 pm GMT +0200
Ayrıca üstün ırk safsatatası yapan milletler tarihte hep çökmüşlerdir. Tarih bile onlardan yana degildir. Süper güçler vardır üstün ırk yoktur. Bu süper güçlerde ekonominin tekeline sahip saglam rantları ve sanayileri olan sömürücü ülkelerdir. Halklarıda biliminden sosyalitesinden ekonomisinden faydalanır ve kendini geliştirir. Demek ki dogmatizm nasıl izafiyatsa üstün ırkta safasatadır. Üstün ırk düşüncesine sahip millet ve ırklar flu yaşarlar ve katletmeye meyilli sapkınlardır. Demek ki önemli olan bu süper güçlere karşı gerçekleştirilen bilinçli yada örgütlü sınıfsal mücadeledir. Sınıfa ifade eder ırka degil gerçekçi olanda budur. Sömürüyü reddeder ama tek ırkın üstünlügünü temel alan düşünce yapıları sömürüye açık sistematik ve yıkıcıdır. Bir gün faşizmin kendi içinde çürüyecegi gibi üstün tek ırkta çürüyecek yok olacaktır... olmuşturda

AnTiMaSKe
Sun 9 December 2007, 06:56 pm GMT +0200
Üstün olan tek şey EMEKtir.

juba
Mon 10 December 2007, 01:31 am GMT +0200
arkadaşlar hiç yorulmaya gerenk yok....

Geçmiş tarihimize bakarsanız......

anlarsınız herşeyi.........




                                          saygılarımla

faraklid
Mon 10 December 2007, 05:20 pm GMT +0200
biz üstün bir ırksak şimdi niye üstün değiliz.....

üstün ırk yoktur....

üstün kültür vardır bundan dahada önemlisi üstün insan vardır.....

aynı şekilde aşağı kültür ve aşağı insanda vardır.....

pekiyi medeniyet ve güç niye el değiştirir....

kültürel asimilasyon ve dejenerasyon sebebiyle....

ve karşı güçsüz tarafın çalışıp çabalaması sebebiyle...

bu sebeple geriyiz....

ama kültürümüzün özü üstündür....

kültürel asimilasyon,dejenerasyon sebebiyle(sebeplerden sadece biri) şu an 2.sınıf bir dünya ülkesiyiz....

ve bu kafaylada yeniden cihan hakimiyetini elde etmemiz çok güç....

tembel ve miskin bir görüntümüz var....

Korkular
Tue 11 December 2007, 04:18 pm GMT +0200
BÜTÜN İNSANLAR HALKLAR EŞİTTİR,KARDEŞTİR,ÜSTÜN IRK KAVRAMI BİR SAFSATADIR... :rose :rose
SAYGILAR :rose :rose

ks_1966
Mon 28 January 2008, 01:51 pm GMT +0200
tüm insanlar kardeş ve eşittir

Kutsal_Yanlar
Wed 30 January 2008, 04:26 pm GMT +0200
TABİKİ İBRAHİMOĞULLARI ÜSTÜNDÜR.HEEPİMİZ ONLARA GİRMEK İÇİN ÇABA HARCAMALIYIZ GEÇ KALMADAN. GÖKLERİN HÜKMRANLIĞI YAKINDIR

ks_1966
Sat 2 February 2008, 01:27 pm GMT +0200
TABİKİ İBRAHİMOĞULLARI ÜSTÜNDÜR.HEEPİMİZ ONLARA GİRMEK İÇİN ÇABA HARCAMALIYIZ GEÇ KALMADAN. GÖKLERİN HÜKMRANLIĞI YAKINDIR

hadi be  ;D

Dundarbey
Sat 2 February 2008, 08:46 pm GMT +0200
TABİKİ İBRAHİMOĞULLARI ÜSTÜNDÜR.HEEPİMİZ ONLARA GİRMEK İÇİN ÇABA HARCAMALIYIZ GEÇ KALMADAN. GÖKLERİN HÜKMRANLIĞI YAKINDIR
Kırtsal bi Yannar hadi ep beraber
girelem şu İzrayillilere. :HI :HI  :sdf :sdf

kurtuluş
Sun 3 February 2008, 02:12 pm GMT +0200
TABİKİ İBRAHİMOĞULLARI ÜSTÜNDÜR.HEEPİMİZ ONLARA GİRMEK İÇİN ÇABA HARCAMALIYIZ GEÇ KALMADAN. GÖKLERİN HÜKMRANLIĞI YAKINDIR
Biz girmek istemiyoruz onlara. İstersen sen gir ya da onlar sana girsin.  :)

carlito_brigante
Mon 4 February 2008, 03:35 pm GMT +0200
Alnt sahibi: kurtuluş
Biz girmek istemiyoruz onlara. İstersen sen gir ya da onlar sana girsin.

  :) :appuas

ERXAN
Mon 4 February 2008, 07:37 pm GMT +0200
Irk kavramı bilimsel olarak tartışmalı bir kavramdır ve daha çok siyasaldır. Batı emparyalizminin dünyanın geri kalmış "barbar" bölgelerini  yağmalamak için uydurulmuş olduğu su götürmez..Üstün ırk kavramı da, aynı bağlamda batının afrikalı kabilelere "yamyam" sıfatı takmaları kadar gerçek dışıdır. Esas olan dünyanın farklı coğrafyalarında yüzlerce/binlerce yıl yaşayan insanların doğal/yaşam koşulların etkisiyle fiziksel özelliklerinin zaman içinde farklılaşmasıdır. Ama biyolojik olarak bir uzak asyalıyla bir afrikalı farklı değildir.